HİNDİ ETİ PROTEİN VE MİNERAL DEPOSU

HİNDİ ETİNİN FAYDALARI SAYMAKLA BİTMİYOR

Diyetisyen Mine Özkazanç Akren, yılbaşı sofralarının vazgeçilmezi olan hindi etinin düşük yağ oranıyla kalbin dostu, protein ve mineral deposu bir besin olduğunu söyledi.
Diyetisyen Mine Özkazanç Akren, özellikle yılbaşı sofralarında sıkça yer alan ve tüketilen hindi etinin insan sağlığı açısından çok faydalı olduğunu dile getirdi. Hindi etinin günlük yaşamda da çokca tüketilmesini öneren Akren, "Hindi eti düşük yağ oranıyla kabin dostudur. Yani normal bir hindi yemeğinde bulunan yağ, kırmızı etteki yağın ancak yarısı kadardır. Ayrıca mineral deposudur. Hindi etinde bulunan başlıca minarellerden olan çinko bağışıklık sistemi, yaraların iyileşmesi, vücudun yağ, protein ve karbonhidratları sindirmesi için son derece önemli bir mineraldir. Hindi etinde aynı zamanda fosfor, magnezyum ve hindinin siyah etinde önemli miktarda demir bulunur. Hindi protein açısından da son derece zengindir. Protein kaynağı olan hindi etinin tüketilmesi insan sağlığı açısından çok faydalıdır" diye konuştu.
Mine Özkazanç Akren, özellikle yılbaşı gecesi dışarıda kafe veya restoran benzeri yerlerde yemek yenilmeye karar verildiğinde o öğün için tüketilen kaloriye de dikkat edilmesi gerektiğine de dikkat çekti. Akren, "Çok acıksanız bile standart porsiyonun üzerine de çıkmamaya özen gösteriniz. Çünkü, porsiyonlar büyüdükçe almış olduğunuz kalori de artacaktır. Yediğiniz ilk lokma ile son lokma arasında lezzet farkı olmadığını unutmayınız.

Masaya yemekten önce gelen aperatiflerden sakınınız. Bu gıdalar sizin daha fazla ekmek yemenize sebep olduğu gibi, iştahınızın da açılmasına da neden olacaktır. Bu yüzden yemek gelmeden önce masada bulunan ekmek, cips, sos, ezme gibi aperatifleri masadan uzaklaştırınız. Böylece gözünüzün görmediği gıdaları, aklınızdan da uzaklaştırmış olacaksınız. Yemek seçiminizde önden size doygunluk sağlayacak, çorba, salata gibi kalorisi daha az olan, ama doyuruculuğu yüksek, hafif gıdalar tercih ediniz. Dışarıda yemek yediğiniz zamanlarda, günlük besin seçiminize daha çok dikkat ediniz. Gün boyu yediğiniz kaloriyi kısarak bunu ayarlayabilirsiniz" dedi.
Akren şöyle devam etti:

"Eğer habersiz bir yemek daveti ile karşı karşıyaysanız ve seçme şansınız yoksa ise tabağınızda bulunan yemekleri doyumluk değil tadımlık olarak tüketiniz. Mideden beyine doyma mesajının 20 dakikada gittiğini unutmayınız. Ne kadar yavaş tüketirseniz, doyduğunuzu o kadar iyi fark edersiniz. Bunun için yediğiniz her lokmayı en az 5 kez çiğnemeye özen gösteriniz."
 

Habertürk / 30.12.2014
http://www.haberturk.com/saglik/haber/1025211-hindi-eti-protein-ve-mineral-deposu
 

Devamını Oku
HİNDİ ARTIK BAŞKÖŞEDE

Hindi, varlıklı kesimin yılbaşı sofrasının olmazsa olmazı haline geldi. Hindi etine bir türlü alışamayan halkımız da hindi yemeye başladı.


Bu yıl içerideki terör olayları, komşularda sürüp giden sıcak çatışmalar nedeniyle yılbaşını coşkulu karşılayamadık. Beyoğlu bile neşesizdi. Her yılbaşına doğru Beyoğlu kaldırımlarında kokina satanlar bu yıl ortalıkta yoktu.


Kokina doğada var olmayan, yapma bir bitkidir. Adını Rumca “kırmızı” demek olan “kokina”dan alır. Bir çalının yaprakları ile başka birinin küçük kırmızı meyvelerinin birbirine bağlanması yoluyla elde edilen bir yılbaşı süsüdür. Roman vatandaşlar, yapraklarla meyveleri incecik, görünmez ipliklerle birbirine bağlarlar. Bilmeyenler, onun yapma olduğunu anlamazlar bile.


Aralık ayı girdi mi, Romanlar küfelerde getirdikleri kokina demetlerini Beyoğlu’nda satmaya başlarlar.


Beyoğlu sokaklarının yılbaşı çiçeğidir kokina, çiçekçi dükkanlarından içeri girmeyi de sevmez, sokaklarda sürtüp yılbaşını müjdeler.

TALEP ARTIYOR

Beyoğlu’nun eski görkemi, eski neşesi yok. Eskiden Beyoğlu’nda dolaşanlar Türkiye’de iyiye doğru olan gidişin zevkini alırlardı. Şimdilerde geriye gidişin hüznü duyuluyor.


Ali Özdamar’ın metinlerini yazdığı, Selahattin Giz’in fotoğrafladığı “Beyoğlu 1930” isimli nefis belgeselde, kokinadan başka, İstiklal Caddesi’nin eski günleri de anlatılır: “Yıl 1927... Osmanlı’nın Grand Reu de Pera’sı, nam-ı diğer Cadde-i Kebir’i, kendini işgalcilerden kurtaran birliklere selam çakıp İstiklal Caddesi oluyor.”


“Beyoğlu 1930”dan bu yana 86 yıl geçti... Zaman çok şeyi değiştirdi. Sadece Beyoğlu değişmedi, İstanbul ve Anadolu’daki yaşam da değişti.


Yeni yılı evlerde toplanıp tombala oynayarak, fındık fıstık yiyerek, radyodan Milli Piyango çekilişini izleyerek kutlamaya başladık. Televizyon yayına başlayınca, “Yılbaşı geçesi Zeki Müren konser verecek mi, dansöz çıkacak mı?” yılbaşlarının en merak edilen konusu oldu.


Fındık fıstıklı kutlamaların yerini, fırında hindili sofralar aldı. Hindi, varlıklı kesimin yılbaşı sofrasının olmazsa olmazı haline geldi. Genelde hindi etine bir türlü alışamayan halkımız, yılbaşında hindi yemeye başladı.


Şimdilerde yılbaşı yaklaşırken hindiye talep artıyor. Aylık olarak kesilen hindi sayısı 400 bin dolayında. Aralık ayında 650-700 bin oluyor.


Yılbaşı öncesi aylık talep ikiye katlanıyor. İşte o kadar. 75 milyonluk nüfusta 22 milyona yakın hanede, aralık ayı boyunca ve yılbaşı yemeğinde sofraya konulan hindi sayısı 700 bini geçmiyor.


Dana etinin 100 gramında 18 gram protein varken, hindi etinin 100 gramında 25 gram protein bulunur. Dana etinde yağ oranı yüzde 16 iken, hindide yüzde 2 oranındadır. Kolesterol, 100 gram dana etinde 92 miligram iken, koyun etinde 110, hindide 55 miligramdır.

HİNDİ ETİ UCUZ

Hindinin but eti ile dana eti aynı lezzette. ABD ve AB ülkelerinde kişi başı yıllık tüketim 8 kilo iken bizde yıllık kişi başı tüketim yarım kilonun biraz üzerinde. Hindi eti ucuz. Temizlenmiş hindi etinin kilosu marketlerde 15-16 liraya satılıyor. 5 kiloluk bütün hindi 80 lira.

Türkiye’de eskiden beri köylerde hindi üretilir. Ama ilk entegre hindi tesisini Bolu’da, 1995 yılında, ziraat mühendisi Şerafettin Erbayram kurdu. Sadece hindi eti üreten diğer büyük bir entegre tesis Alp Hindi. Daha sonra, beyaz ve kırmızı et üretimine ek olarak entegre tesislerde hindi üreten iki büyük kuruluş var. Bunlar Banvit ve Pınar.

Sayın okuyucularıma neşeli bir yılbaşı gecesi ve yeni yılda sağlık ve iyilikler dilerim.

Milliyet / Ali Rıza Kardüz / 31.12.2016
http://www.milliyet.com.tr/hindi-artik-baskosede/ali-riza-karduz/cumartesi/yazardetay/31.12.2016/2370635/default.htm
 

Devamını Oku
HİNDİ ETİNİ HEP HATIRLAYIN!

Hindi eti, kırmızı et ve tavuğa göre daha yüksek protein içerir ve yağ oranı da daha düşüktür. Bu nedenle sağlıklı beslenmeye önem veren kişiler için de ideal bir seçimdir.

Hindi kolesterolü düşük ama proteini yüksek olan çok iyi bir hayvansal protein kaynağıdır. Günlük beslenme içinde henüz hak ettiği yeri bulamayan hindi yeni yıl yaklaşınca daha popüler hale geliyor. Birçok otel ve restoran yeni yılı evde geçirecekler için hindi dolması siparişi almaya başladı bile.

HİNDİ ETİNİN NİASİN  İÇETİĞİ ÖNEMLİ

Hindi eti, besin değerinin yüksek olması, yağ ve kolesterol içeriğinin düşük olması, çeşitli ürünlerle işlenebilmesi ve lezzeti ile dünyada birçok kişi tarafından tercih edilen bir kanatlı etidir. Kırmızı et ve tavuğa göre daha yüksek protein içerir ve yağ oranı da daha düşüktür. Bu sebeple, hayvansal yağları azaltmayı öneren sağlıklı beslenmenin önemli bir parçasıdır. Hindi eti B1 ve B2 vitaminleri bakımından da zengindir. Özellikle B grubu vitaminlerden olan niasin kalp damar hastalıklarının tedavisinde son derece önemlidir.
Amerika’da yapılan araştırmalar sonucu niasinin kolesterolü düşürmede ilaçlar kadar önemli bir rol oynadığı tesbit edilmiştir. Günlük 2 -3 gram niasin alınmasının kötü kolesterolü yüzde 20 - 30 düşürdüğü, iyi kolesterol oranını ise yüzde 20 - 35 artırdığı sonucuna varılmıştır.
Amerikan Ulusal Kolesterol Eğitim Programı yüksek kolesterolün tedavisinde niasinin kullanılmasını öncelikli olarak tavsiye etmektedir. Ancak doz aşımı durumlarında alerjik reaksiyonlar, baş ağrısı, mide bulantısı, mide ekşimesi, kusma, ishal, karaciğer harabiyeti gibi yan etkilerinin bulunduğu ve bu nedenle niasinin hekim kontrolünde kullanılması gerektiğini de bildirilmektedir.

BAZI GIDALARDA BULUNAN VİTAMİN B3 (NİASİN) MİKTARLARI

DOMATES (100 g) 0,7 mg
PATATES (100 g) 1,5 mg -
HİNDİ ETİ(100 g) 4,1 mg -
TAVUK ETİ(100 g) 6,8 mg
Yetişkin erkekler için günlük 16 mg, yetişkin kadınlar için günlük 14 mg niasin önerilmektedir. Gebelik döneminde günlük 18 mg, emzirenlerde 17 mg niasin alımı tavsiye edilmektedir.

KALP HASTALIKLARI BİRÇOK ÜLKEDE ÖLÜM SEBEBLERİNDEN İLK SIRADA


“Kalp hastalığı” deyimi kalp ve kan damarlarına ilişkin birçok rahatsızlığı içine alır. Kan kolesterol düzeyi önemli bir parametredir. Yüksek kolesterol büyük olasılıkla arter duvarlarında ve diğer damarlarda zamanla birikir. Arter duvarı daralır, bu birikim arttıkça oksijen ve kanın damarda dolaşımı engellenir. Bu duruma ateroskleroz denir. Üstelik bunlar kontrol edilmediği sürece sessizce oluşur.
Kan damarı yaklaşık yüzde 75 oranında tıkanmadan şikâyetler gözlenmez. Bu sebeple de kalp krizleri genelde aniden ortaya çıkar. Kanın beyne gitmediği durumda ise felç oluşur.

TÜRKLER İÇİN İDEAL BİR BESİN KAYNAĞI


Kalp ve damar sistemini sağlıklı tutmak uzun bir ömür için en önemli yoldur. Türk toplumunda genetik olarak iyi olan kolesterol düşüktür (HDL). Alkol ve sigara kullanan, hareketsiz yaşayan, şişman ve stresli yaşamı olan bireylerde bu risk daha da artar. Çözüm için düşük yağ ve kolesterol içeren bir beslenme seçil-meli, sınırlı alkol alınmalı, egzersiz yapılmalı, sigara bırakılmalı ve fazla kiloyla mücadele edilmelidir. Hindi düşük kolesterol ve yağ içermesi sebebiyle Türk toplumunun genetik olarak düşük olan HDL seviyesini düzeltmek için doğru bir seçimdir.

HİNDİ ETİNİN YAĞ ORANI DÜŞÜKTÜR


Hindi eti kolay pişer. Her türlü sosa kolayca uyum sağlar, mutfaktaki yaratıcılığınızı artırır. Ürün çeşitliliği ve kullanım rahatlığı ile sürekli olarak kırmızı et ya da piliç eti ile kullandığınız yemek çeşitlerinde kullanabilirsiniz. Böylece öğünlere yepyeni alternatifler katar. Bol proteini ile çocukların sağlıklı büyümesini ve güçlenmesini sağlar. Sağlıklı beslenmeye önem veren yetişkinler için de farklı bir seçim olabilir.

Milliyet / Dilara Koçak
http://www.milliyet.com.tr/hindi-etini-hep-hatirlayin--pembenar-detay-sagliklibeslenme-1034497/




Devamını Oku
HİNDİ ETİ VE YARARLARI

Sevgili okurlarım bu hafta sevgili Uzm. Dyt. Melike Mut Ergen sizlere Hindi etinin yararlarını anlattı. iyi okurlar, sağlıklı haftalar diliyorum sevgi ile kalın.

Hindi eti sadece yeni yılda değil tüm yıl boyunca tüketilebilen bir yiyecektir. Hindi eti, besin değerinin yüksek olması, yağ ve kolesterol içeriğinin düşük olması, çeşitli ürünlerle işlenebilmesi ve lezzeti ile dünyada birçok kişi tarafından tercih edilen bir kanatlı etidir.

Kırmızı et ve tavuğa göre daha yüksek protein içerir ve yağ oranı da daha düşüktür. Bu sebeple, hayvansal yağları azaltmayı öneren sağlıklı beslenmenin önemli bir parçasıdır.

Hindide çok az yağ vardır. 30 gramında (derisiz etinde) sadece 1 gram yağ bulunur, ama bu yağın da çoğu çoklu doymamış yağdır. 150 gramlık porsiyonunda sadece 220 kalori bulunur, ancak günlük tavsiye edilen folik asit ihtiyacının neredeyse yüzde 50’sini karşılar. Kısmen iyi derecede B1, B6 ve çinko ve potasyum kaynağıdır.
*Et ya da diğer kümes hayvanları yerine hindi eti yemek, kan kolesterolünü normal seviyelerde tutabilir.

*Folik asit, doğum defektlerine (sakatlıklarına), çeşitli kanser türlerine ve kalp hastalığına karşı korur.

*B1 vitamini, karbonhidrat metabolizmasına yardımcı olur, sinir fonksiyonları ve büyüme için gereklidir.

*Özellikle B grubu vitaminlerden olan niasin (B3) kalp damar hastalıklarının tedavisinde son derece önemlidir. B6 vitamini bağışıklık sistemini güçlendirir.
Amerika’da yapılan araştırmalar sonucu niasin’in kolesterolü düşürmede ilaçlar kadar önemli bir rol oynadığı tespit edilmiştir. Günlük 2 -3 gram niasin alınmasının kötü kolesterolü yüzde 20 – 30 düşürdüğü, iyi kolesterol oranını ise yüzde 20 – 35 artırdığı sonucuna varılmıştır.


*POTASYUM, NORMAL KALP FONKSİYONLARI VE KAN BASINCI İÇİN GEREKLİDİR.

*Çinko, iyileşmeye yardımcıdır ve özellikle erkeklerde iyi bir üreme sağlığı için gereklidir.

*Tryptophan” maddesini içerir ve “tryptophan” mutluluk hormonu olan “Serotonin”e dönüşür. Bu yüzden hindi, mutluluk veren besinler arasında önemli bir yerdedir.

Sonuç olarak…

Düşük yağ oranıyla, kalbin dostudur…

Zengin vitamin içeriğiyle besleyicidir…

Hindi etinde bolca bulunan B vitaminlerinin birçok yararı söz konusudur.

Örneğin; karbonhidratları enerjiye çeviren B3 vitamini (Niasin), özellikle sinir sistemi işlevleri ve sindirim iç in son derece faydalıdır. 100 gram çiğ hindi etinde 7,9 mg B3 vitamini (niasin) bulunur. Bu kadınlar için günlük önerilen miktarın %80’ine erkeklerde %60’ına karşılık gelir.

Hindi Eti aynı zamanda, B12 vitamini açısından da zengindir. B12 vitamini alyuvar yapımındaki faydasıyla kansızlığın önlenmesi ve hücre gelişimi için gereklidir. Sadece bir porsiyon hindi eti bile erkek ve kadınların günlük B12 vitamini gereksinimini tam olarak karşılar.

Mineral deposu...

Hindi etinde bulunan başlıca minerallerden çinko; bağışıklık sistemi, yaraların iyileşmesi, vücudun yağ, protein ve karbonhidratları sindirmesi için son derece önemli bir mineraldir. Yüz gram hindi etinde 1,7 gr çinko bulunur. Bu kadınlar için günlük önerilen miktarın %24’üne erkekler için önerilenin %18’ine karşılık gelir.

HİNDİ ETİ AYNI ZAMANDA FOSFOR, POTASYUM, MAGNEZYUM VE HİNDİNİN SİYAH ETİNDE ÖNEMLİ MİKTARDA DEMİR BULUNUR.

Hindide bulunan az miktardaki selenyum, insan sağlığı için çok önemli bir koruyucu mineraldir.

Tiroit hormon metabolizmasında, antioksidan savunma sisteminde ve bağışıklık işlevlerinde rol oynar.

Hindinin etinde bulunan selenyum vücudun gereksinimini sağlayacak özelliktedir.
Protein kaynağı…

Hindi proteinden açısından son derece zengindir.

Bütün temel aminoasitleri içerdiğinden vücut gereksinimlerini en iyi biçimde sağlar.
100 gram hindi etinde bulunan protein, kadınlar için önerilen günlük miktarın %51’ini ve erkekler için önerilenin %42’sini karşılar.

Çiftlik Dergisi / 21.04.2016 / Uzm. Dyt. Melike Mut Ergen / Röportaj: Sibel Çağatay / Güzellik Uzmanı

http://www.ciftlikdergisi.com.tr/hindi-eti-ve-yararlari.html


Devamını Oku
KIRMIZI ET FİYATLARI ARTTI! VATANDAŞ BEYAZ ETE YÖNELDİ

Kırmızı etteki fiyat artışı halkı beyaz ete yöneltti. Kasım ayında 86.5 milyon adet olan tavuk kesimi Aralık’ta 95 milyon adete yükseldi

TÜİK’in kümes hayvanlarıyla ilgili istatistiğine göre 1.6 milyar adet olarak gerçekleşen tavuk yumurtası üretimi Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 4, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12.3 arttı.

VATANDAŞ BEYAZ ETE YÖNELDİ

2016 Kasım ayında 86.5 milyon adet olan kesilen tavuk sayısı, aralık ayında 95 milyon adete yükseldi. Kesilen tavuk sayısı Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 9.6, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1.6 arttı.

Kasım ayında 359 bin adet olan kesilen hindi sayısı da yılbaşının etkisiyle 592 bin adete ulaştı. Aralık ayında kesilen hindi sayısı ise bir önceki aya göre yüzde 65 artarken, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9 azaldı.

163 TON TAVUK ETİ TÜKETİLDİ

Tavuk eti üretimi 163 bin 337 ton, hindi eti üretimi ise 4 bin 380 ton olarak gerçekleşti. Tavuk eti üretimi Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 9.8, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2.5 arttı. Aralık ayında hindi eti üretimi ise bir önceki aya göre yüzde 13.1 artarken, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 13.5 azaldı.

Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış seriye göre tavuk eti üretimi bir önceki aya göre yüzde 1.6 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış seriye göre ise tavuk eti üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2.6 arttı.

http://www.posta.com.tr/kirmizi-et-fiyatlari-artti-vatandas-beyaz-ete-yoneldi-haberi-1267737

Devamını Oku
DİYETİN YILDIZLARI: TAVUK VE HİNDİ ETİ

Mart ayı ile birlikte doğanın yeniden canlandığı, herkesin yaza daha hafif ve sağlıklı bir bedenle girmeyi hedeflediği bir dönem başlıyor. Bunun için de sağlıklı beslenerek doğru zayıflama yöntemlerini keşfetmek gerekiyor. Sağlıklı beslenme ve kilo vermeye yardımcı olan en önemli besin kaynaklarından biri de proteinlerdir.


Ancak beslenme uzmanlarının çok önemli bir uyarısını yeniden hatırlamakta fayda var: Zayıflama diyetleri kişiye özeldir. Uzmanlar kişiye özel diyetler dahilinde doğru ve sağlıklı yoldan zayıflamak isteyenlere protein tüketmenin önemini şu şekilde açıklıyor:


Her bireyin zayıflama sırasında da olsa protein ihtiyacı farklıdır. Kişinin protein ihtiyacı kilogram başına ortalama 1 gramdır. 70 ideal kilosunda olan bir insanın protein ihtiyacı da 70 gramdır ve bu ihtiyacın yarısının hayvansal kaynaklardan sağlanması önemlidir. Bitkisel protein kaynakları B12 ve demir açısından fakir olduğu için, hayvansal protein kaynakları mutlaka zayıflama diyetlerinde bulunmalıdır. Ayrıca proteinler doygunluk hissinin uzun sürmesini sağlar ve bu nedenle her öğünde yer almaları önemlidir. Diyet sırasında kas kitlesini korumak için de protein kaynaklarına ihtiyaç vardır.


Uzmanlar sağlıklı bir diyet programı içerisinde tavuk ve hindi etinin vaz geçilmez olduğunun altını çiziyor ve bu ürünlerin ihmal edilmemesi konusunda uyarıyor.


Diyette neden tavuk ve hindi eti?

Protein tüketiminde yağsız ürünler tercih edilmeli. Çünkü yağlar besinlerin içinde en fazla kaloriye sahip olanıdır. Tavuk ve hindi etinin yağ oranı düşüktür, etin derisi ayrılıp, göğüs kısmı tercih edildiğinde yağ oranı daha da azalacaktır.
Tavuk ve hindi etinin doymuş yağ ve kolesterol içeriği de daha azdır.
Sodyum içeriğinin çok düşük olması, tavuk ve hindi etini düşük sodyumlu diyetlere son derece uygun bir besin kaynağı durumuna getirir.
Tavuk ve hindi eti vitamin B2 (riboflavin), niasin, vitamin B6ve vitamin B12bakımındanda zengin besinler arasındadır.
Tavuk ve hindi etinin sindirilebilirliği yüzde 91 ile 100 oranları arasındadır. Bu nedenle tavuk ve hindi etinin proteini iyi kaliteli protein kaynağı olarak değerlendirilmektedir
Tavuk ve hindi göğüs etinde yağ oranı yüzde 0.8 civarındadır. Üstelik tavuk etinin genel olarak doymuş ve doymamış yağ oranları birbirine yakındır. Tavuk eti tüketildiği zaman hem yağı düşük hem de iyi yağlar açısından daha zengin beslenilir. 100 gram derisiz tavuk but eti tüketildiğinde 4 gramdan az yağ alınmış olur.
Kıyma olarak tavuk veya hindi kıyması kullanmak günlük yağ ve dolayısıyla da kalori alımını düşürecektir. Kırmızı etten yapılan kıymada yağ oranı yüzde 25’ler civarındayken tavuk ve hindi eti kıymasında bu oran çok daha düşüktür.

https://www.google.com/url?rct=j&sa=t&url=http://www.34volt.com/diyetin-yildizlari-tavuk-ve-hindi-eti-haberi-470254/&ct=ga&cd=CAEYACoUMTY4NTExOTM3Nzg3ODc0ODMwMTkyHTViNTAwMzU4YWQ4ZDZlYTk6Y29tLnRyOnRyOlRS&usg=AFQjCNFmr75RTLfc4sxtUk6B3o0DABrdUg

Devamını Oku
TÜRKİYE´DE HİNDİ SADECE YILBAŞINDA HATIRLANIYOR

Türkiye´de kişi başı hindi eti tüketimi yıllık 630 gram olarak hesaplanırken toplam tüketimin yaklaşık yüzde 15´i yılbaşında gerçekleşiyor. Yılbaşı döneminde sadece 5 gün içinde 500-600 bin adet bütün hindi satılıyor.

Kesilmiş ve temizlenmiş hindinin kilogramı büyük marketlerde 13-20 liradan satılırken, bütün bir hindinin fiyatı da pazarlarda 90 ile 140 lira arasında değişen fiyatlarla satışa sunuluyor. Organik hindi fiyatları ise 200 liraya kadar çıkıyor.


Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği Derneği (BESD-BİR) Genel Sekreteri Ahmet Ergün, Türkiye´de toplam hindi eti üretiminin 1995 yılında 2 bin 646 ton iken, 2000 yılında 23 bin 265 tona, 2015 yılında ise 55 bin

500 tona ulaştığını söyledi. Hindi eti üretiminin 2015 yılında 1995 yılına göre 21 kat arttığını ifade eden Ergün, "Bu yıl hindi eti üretiminde bir miktar gerileme var. Hindi eti üretimi son yıllarda hızlı bir artış trendinde olmasına rağmen yeterli seviyede değil." dedi.

Türkiye´de kişi başı yıllık ortalama hindi eti tüketiminin 630 gram düzeyinde olduğunu dile getiren Ergün, "Özellikle yılın son haftasında hindiye talep artmaktadır. Yılbaşı haftasında hindi eti tüketimi diğer haftalara göre 4 katına çıkmaktadır. Hindi etinin sadece yılbaşı ürünü olarak değil, 12 ay tüketilebilir bir ürün olarak benimsenmesi gerekmektedir. Toplumumuzun sağlıklı beslenmesi için et tüketiminin artırılması şarttır. Kırmızı etin en büyük alternatifi de hindi etidir. Avrupa Birliği´nde kişi başı et tüketimi 6-7 kilogram civarındadır ve Türkiye´de bu tüketim rakamlarına çıkma potansiyeli taşımaktadır." diye konuştu.

Ergün, hindi eti tüketiminin artırılabilmesi için Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının da sektöre destek vermesi ve konuyu ön plana çıkarması gerektiğini bildirdi.

YILBAŞI İÇİN 500-600 BİN BÜTÜN HİNDİ SATILIYOR

Hindi eti üreticisi ve ihracatçısı Ali Bahar da Türkiye´de hindinin en fazla yılbaşında hatırlandığını, en fazla tüketimin de yılbaşında gerçekleştirildiğini söyledi. Toplam hindi tüketiminin yaklaşık yüzde 15´inin yılbaşı gecesinde gerçekleştiğini ifade eden Bahar, "Bütün hindiyi sadece yılbaşı döneminde piyasaya sürüyoruz, onun dışında daha çok parçalanmış olarak satılıyor. Yılbaşı döneminde sadece 5 gün içinde 500-600 bin bütün hindi satılıyor. Bu önemli bir şey, yılın bir günü bile olsa hindi etinin hatırlanması iyi." dedi.

Türkiye´de hindi etinin hak ettiği değeri bulmadığını anlatan Bahar, şöyle konuştu:

"Kişi başı tüketim 630 gram gibi çok düşük bir rakam. Aslında balık etine en yakın üründür hindi eti. Protein oranı kırmızı etten daha yüksek, kalori oranı ise beyaz etten düşüktür. Bugün ünlü diyet kitaplarına baktığımızda tamamında tavsiye edilen bir üründür hindi eti. Sağlık açısından önemi keşfedilse, tüketimi çok artacaktır diye düşünüyorum. Ama şanssızlığı sadece yılbaşında tüketilmesi. Büyük bir hindiyi alıp pişirmek kolay değil. Ayrıca hindinin çok iyi soslanması gerekiyor, soslanmazsa çok sert kalabiliyor. Sofralarda herkes görsel olarak çok beğeniyor ama iyi soslanıp pişirilmediyse lezzetli bulunmuyor."

YÜZDE 85-90´I TOPLU TÜKETİM NOKTALARINDA TÜKETİLİYOR

Ürünlerinin yaklaşık yüzde 85-90´ını otel ve restoranlara verdiklerini, yüzde 10-15´lik gibi kısmının da perakende mağazalara gönderildiğini dile getiren Bahar, "Şirket olarak aylık hindi kesim miktarımız 45 bin adet civarında. Erkek hindi neredeyse bir kuzu büyüklüğünde 18-19 kilogram gelir, dişileri ise ortalama 10 kilograma kadar çıkar. Aralık ayında sadece 5 gün içinde 40 bin adet hindi kesiyoruz. Yılbaşı hindilerini 5 kilogramlık bütün hindiler olarak satışa sunuyoruz." dedi.

Üretimlerinin yüzde 80´inin yurt içinde tüketildiğini, yüzde 20´sini de ihraç ettiklerini kaydeden Bahar, Afrika´ya, Ortadoğu´ya, Türk cumhuriyetlerine, Rusya´ya, Suudi Arabistan´a ihracatları bulunduğunu sözlerine ekledi.

TÜKETİM 10 YIL ÖNCEYE GÖRE 20 GRAM AZALDI

BESD-BİR verilerine göre, Türkiye´de 2006 yılında 0,65 kilogram düzeyinde olan kişi başı hindi eti tüketimi 2007 yılında 0,46 kilograma geriledi. Kişi başı hindi eti tüketimi 2008 yılında 0,47 kilogram, 2009 yılında 0,37 kilogram, 2010 yılında 0,43 kilogram, 2011 yılında 0,39 kilogram, 2012 yılında 0,55 kilogram, 2013 yılında 0,49 kilogram, 2014 yılında 0,57 kilogram, 2015 yılında da 0,63 kilogram olarak gerçekleşti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye´de 1996 yılında 226 bin 960 adet düzeyinde olan kesilen hindi sayısı, 1999 yılında 1 milyon 424 bin 240 adede yükseldi. Kesilen hindi sayısı 2000 yılında 2 milyon 292 bin 350 adet, 2003 yılında 3 milyon 636 bin 838 adet, 2005 yılında 4 milyon 417 bin 319 adet, 2014 yılında 5 milyon 174 bin 55 adet, 2015 yılında da 5 milyon 359 bin 763 adet oldu.

USTASINDAN YILBAŞI HİNDİSİ TARİFİ

Su Otel Üretim Ustası Umut Kurtlar, iyi bir hindi için hindiyi bir gün önceden limon ve tuz ile soslayıp buzdolabında bekletmek gerektiğini söyledi.

Daha önceden haşlanmış bir hindinin fırında 180 derece ısı ile pişirilebileceğini belirten Kurtlar, hindinin, içinde kuru kayısı, incir, kestane bulunan iç pilav ile servis edilebileceğini kaydetti.

Milliyet / 21.12.2016
http://www.milliyet.com.tr/turkiye-de-hindi-sadece-yilbasinda-ekonomi-2365432/
 

 

 

Devamını Oku
HİNDİYİ YEMİYOR, SATIYORUZ

 Türkiye´nin hindi eti ihracatı 2011-2015 döneminde yaklaşık 46 milyon dolara ulaşırken, iç tüketim üreticinin beklentilerini karşılamıyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye, yılbaşı sofralarının vazgeçilmezi hindi ihracatında ilk sıralarda yer alıyor.


Buna göre, bütün, parça halinde ve sakatatlarıyla pazarlanan bu ürünün ihracatı 2011 yılında 4 milyon 332 bin dolarken, 2012 yılında 7 milyon 934 bin dolara yükseldi. Hindi ihracatı 2013 yılında 10 milyon 767 bin dolara yaklaşırken, 2014´te 7 milyon 291 bin dolarlık kısmı Rusya´ya olmak üzere, 15 milyon 750 bin dolara yükseldi.


Geçen yıl yaşanan uçak krizinin ardından Rusya´nın Türkiye´ye yönelik ithalat tedbirleri çerçevesinde hindi alımını sonlandırması nedeniyle toplam ihracat tutarı 7 milyon 200 bin dolara geriledi

Sektörün yeni pazarlar Ürdün ve Suudi Arabistan´a yönelmesi sayesinde bu yılın ekim ayı itibarıyla ihracat tutarı 8 milyon 544 bin dolara yükseldi. Söz konusu rakamın yaklaşık 6,5 milyon dolarını Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün ve Suudi Arabistan´a yapılan ihracat oluşturdu.

Hindi ihracatında ürünün kilogram fiyatı 2011´de 2,19, 2012´de 2,43, 2013´te 2,18 ve 2014´te 2,13 dolar oldu. Bu rakam, geçen yıl 1,9 dolara kadar geriledi, ancak bu yılın 10 ayında 2,5 dolara çıktı.

"ÜRETİM AZALDI, KALİTE VE FİYAT ARTTI"

Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği Derneği (BESD-BİR) Başkanı Sait Koca, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Rusya ile yaşanan uçak krizinin ardından hindi eti ihracatının sınırlandığını, buna rağmen bu senenin ihracat rakamının geçen yılki tutarın altında kalmayacağını söyledi. Koca, ihracatın az da olsa artacağını belirtti.


Sait Koca, hindi eti ihracatında yeni pazarların oluşturulması için çalıştıklarını ifade ederek,Irak´ın hindi eti ihracatında iyi bir pazar olamadığını, şu anda Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün, Suudi Arabistan ve Kuveyt gibi ülkelerin ön plana çıktığını kaydetti.


Bu yıl hindi eti üretiminde bir miktar gerileme olduğunu da belirten Koca, buna karşın kalitede ve dolayısıyla fiyatta artış görüldüğünü bildirdi.


İç piyasada hindi eti tüketimine de değinen Koca, "Türkiye´de hindi eti tüketimi, beklentilere göre çok düşük. Bunun mutlaka artması lazım. Çünkü, hindi kırmızı etin en büyük alternatifi." dedi. Hindi eti fiyatının kırımızı et fiyatına göre cazip olduğuna işaret eden Koca, şunları kaydetti:


"Hindi etinin sadece yılbaşı ürünü olarak değil, 12 ay tüketilebilir bir ürün olarak benimsenmesi için Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının da destek vermesi ve ön plana çıkarması gerekir. Hindi etinin sağlıklı ve besleyici olduğunu anlatan bir kamu spotu hazırlanabilir. Bakanlığa bu konuda çağrıda bulunuyoruz. Hindi etinin iç tüketimde artırılması gerekiyor."

Milliyet / 15.12.2016
http://www.milliyet.com.tr/hindiyi-yemiyor-satiyoruz-ekonomi-2362216/

 

 

Devamını Oku
RAMAZAN´DA TAVUK VE HİNDİ TERCİH EDİN

Prof. Dr. Ayla Gülden Pekcan, kaliteli ve sağlıklı bir Ramazan geçirmek için beslenme planlarında uygulanması gereken püf noktaları açıkladı. Ramazan´da sağlık için tavuk ve hindi tercih edilmesini önerdi. 

Pekcan, tavuk etindeki proteinin, kaliteli protein kaynağı olduğunu belirterek, iftarda ağır hamur işi yiyecekler, kızartmalar, baklavalar yerine çorba, haşlanmış, ızgara veya fırında pişirilmiş tavuk veya hindi eti, sebze yemekleri, bol salata ve meyve yenilebileceğini ifade etti.


Ramazan ayında sağlık için daha düşük kalori, daha az yağ ve daha az kolesterol içeren tavuk veya hindi etinin tercih edilmesini öneren Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Prof. Dr. Ayla Gülden Pekcan, sağlıklı bir Ramazan geçirmek için beslenme planlarında uygulanması gereken püf noktaları açıkladı. Pekcan, yaşamın her döneminde olduğu gibi bu dönemde de amaç ‘yeterli ve dengeli beslenme’ olmalıdır dedi. Özellikle tavuk ve hindi eti tüketiminin koroner kalp hastalıkları riskini önemli derecede azalttığını ortaya koyan Pekcan, Ramazan ayında sağlık için daha düşük kalori, daha az yağ ve daha az kolesterol içeren tavuk eti tercih edilmelidir diye konuştu.

Pekcan; “Sahurda emilimleri diğer besinlere kıyasla daha yavaş olan, kan şekerini daha yavaş yükselten ve diğer besinlere kıyasla daha daha fazla tokluk hissi oluşturan besinler tercih edilmelidir. Et, tavuk veya hindi, süt, peynir, yoğurt, yumurta, mercimek vb. kuru baklagiller, bulgur, tam tahıl ekmeği, sebze ve meyveler gibi besinler ve/veya bu besinlerden oluşan yemekler tüketilmelidir. Sebzeli börekler ve meyve de yenebilir. Susama hissini artıran, kan şekerini ani yükselten ve sindirim güçlüğü yaşatacak kızartma türü yiyeceklerden ve hamur işlerinden, aşırı şekerli, tuzlu besin ve içeceklerden mümkün olabildiğince uzak durulmalıdır” diye konuştu.

Tavuk ve hindi etindeki protein, kaliteli protein kaynağıdır


Ramazan aylarındaki beslenmenin normal zamanlardaki beslenmeden farklı olmaması gerektiğine dikkat çeken Pekcan, “Vücudun her dönemde, yeterli ve dengeli miktarlarda besin öğesini vücuda alması gerekmektedir. Beslenme, besin çeşitliliğine dayalı olmalıdır. Dört besin grubunda yer alan besinler yaşa, cinsiyete, fizyolojik duruma göre gereksinmeyi karşılayacak miktarlarda tüketilmelidir. Optimal beslenme önerilerinde önemli yeri olan tavuk ve hindi eti, besin öğeleri açısından değerlendirildiğinde, dana ve koyun etinden daha düşük kalori sağlar, daha düşük yağ, daha düşük doymuş yağ ve daha az kolesterol içerir. Bu etlerin içerdiği proteinin çoğunluğu vücut proteinine dönüşebilir ve sindirilebilirliği yüzde 91-100’dür. Bu nedenle bu etlerin proteini iyi kaliteli protein kaynağı olarak nitelendirilir” dedi.


Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Prof. Dr. Ayla Gülden Pekcan’dan Ramazan ayında beslenme önerileri;

İftarda hamur işi yiyecekler, kızartmalar, baklavalar yerine çorbalar, haşlanmış-ızgara veya fırında pişirilmiş tavuk ya da hindi, sebze yemekleri, bol salata ve meyve yenilebilir. Kırmızı et yerine beyaz et; tavuk, hindi tüketilmelidir. Tavuk etinin hazırlanması ve sindirimi kolaydır. Özellikle sebzeler ile birlikte tüketilmesi sağlanmalıdır.


Süt ve süt ürünleri, et, yumurta, kuru baklagiller, sebze ve meyveler, tahıllardan oluşmuş karışık bir diyetin temini ve bir öğünde yenecek yiyeceklerin yaklaşık iki saatlik süre içinde tüketilmesi gerekir. Tek defada aşırı besin tüketiminden kaçınılmalıdır.

Tatlı olarak daha hafif olduğu için sütlü ve ( sütlaç, muhallebi ) meyveli tatlılar ( elma, kabak, ayva tatlısı) tercih edilmelidir.
Aşırı tuzlu yiyecekler ve içecekler örneğin turşular, tuzlu besinlerle ağır tatlı ve kızartma böreklerin sahurda yenmemesi daha doğrudur.


Sahurda emilimleri diğer besinlere kıyasla daha yavaş olan, kan şekerini daha yavaş yükselten ve diğer besinlere kıyasla daha fazla tokluk veren besinler tercih edilmelidir. Et, tavuk veya hindi, süt, peynir, yoğurt, yumurta, mercimek vb. kuru baklagiller, bulgur, tam tahıl ekmeği, sebze ve meyveler gibi besinler ve/veya bu besinlerden oluşan yemekler tüketilmelidir.


Ayrıca gün içinde susuz kalınacağından çorba, komposto, ayran, eklenmiş şeker içermeyen meyve suları tüketimi iyi birer seçenek olabilir. Sıcak havalarda terleme ile artan su kaybı günde 1,5-2 litre (8-10 bardak) su tüketerek dengelenmelidir. İftarda ve sahurda su tüketimi oldukça önemlidir.


Meyvenin kendisi de posa içeriği nedeniyle tercih edilmelidir.

Milliyet / 01.06.2016
http://ramazan.milliyet.com.tr/ramazan-da-tavuk-ve-hindi-tercih/ramazansofrasi/detay/2255176/default.htm



 

 

Devamını Oku
YILBAŞI SOFRASINA ‘AKADEMİK’ HİNDİ

Yılbaşı sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer alan hindi, yeni yıl öncesinde çarşı pazarda rağbet görüyor. Çukurova Üniversitesi de her yıl olduğu gibi bu yıl da hindi satışına başladı.Yılbaşı sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer alan hindi, yeni yıl öncesinde çarşı pazarda rağbet görüyor. Çukurova Üniversitesi de her yıl olduğu gibi bu yıl da hindi satışına başladı.

Yeni yıla sayılı saatler kala çarşı pazar hareketlendi. Yer yıl olduğu gibi bu yıl da yılbaşı sofralarını hindiler süslemeye hazırlanıyor. Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) kampusunda doğal ortada yetiştirilen özel ırk hindiler de kesilip temizlenerek satışa sunuluyor. ‘Akademik hindiler’, yine üniversitede oluşturulan satış ofislerindeki raflarda yerini alırken, yoğun ilgi gören hindiler de 100 TL’den satılıyor.

ÖZEL IRK HİNDİ ÜRETİMİ

ÇÜ bünyesinde oluşturulan, yeni yatırım ve projelerle de desteklenen; ‘Zootekni Bölümü Hindicilik Eğitim Öğretim ve Araştırma Ünitesi’nde ‘yeni yıl’ hareketliliği yaşanıyor. Talep üzerine kendi doğal ortamlarında yetiştirilen özel ırk hindiler, kesimi yapılıp temizlenerek, 100 TL’den satışa sunuluyor. Yılbaşı sofralarında yerini alması beklenen ‘akademik hindiler’e vatandaşlar da yoğun ilgi gösteriyor.

KİŞİ BAŞINA 600 GRAM

ÇÜ Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mikail Baylan, özel sektör ‘hibrit hindi’ üretirken, kendilerinin ‘bronz hindi’ üretip, aynı zamanda damızlık hayvan oluşturarak, üreticileri desteklediklerini anlattı. Hindinin sadece yılbaşında değil, sürekli tüketilen bir besin olması gerektiğinin altını çizen Baylan, Avrupa’da kişi başına yaklaşık 8-10 kilo hindi eti tüketilirken, bu rakamın Türkiye’de sadece 600 gram olduğuna işaret etti.

‘ARALIK-OCAK’TA TÜKETİLİYOR


Türkiye’deki hindi eti tüketiminin büyük bir bölümünün da aralık-ocak aylarında olduğunu kaydeden Baylan, bugün ülkede hindi üretiminden çok tüketim sorunu olduğunu dile getirdi. Doç. Dr. Baylan, hindide üretimle birlikte etinin tüketimine de ağırlık verilmesini ifade ederek, hindi etinin besin içeriği ve kalite açısından kırmızı ve beyaz ete göre ciddi avantajları olduğunu anlattı.

KALORİSİ DÜŞÜK PROTEİNİ YÜKSEK


Mikail Baylan, “Hindi eti, ‘triptofanR adlı aminoasit yönünden zengin bir besin. Triptofan beyinde mutluluk hormonu olan seratonin ve uykuya yardımcı olan melatonin hormonlarının salgılanmasına yardımcı olur. Kolesterol ve kalori değeri daha düşük, protein değeri ise daha yüksektir. Sağlık açısından beyaz ete, lezzet açısından ise kırmızı ete yakındır. Bunun yanında hindilerin merada beslenme şansı var” dedi.

DİYETİN VAZGEÇİLMEZ BESİNİ


Baylan, açıklamasının devamında da şu görüşleri dile getirdi; “Daha ekonomik olan bu yöntem, doğal beslenmeyi destekleyen, daha az kalıntı içeren ve egzersiz yaptığı için daha sağlıklı gelişen hayvanların etinden faydalanılmış olur. Çocukların sağlıklı gelişmesi için iyi bir protein kaynağı olduğu gibi, hastaların ve sporcuların diyetlerinde güvenilir biçimde kullanılabilmesi ile de iyi bir kaynak.”

YILDA 53 BİN TONLUK ÜRETİM


Türkiye’de yılda ortalama 53 bin ton hindi eti üretildiğine işaret eden Baylan, üretim desenine bakıldığında da; daha çok yılbaşına yönelik bir üretimin göze çarptığını anlattı. Baylan, hindi eti fiyatının, her ne kadar tavuğun iki katı gibi görülse de kırmızı etin neredeyse yarı fiyatına denk geldiği yorumunu yaptı. Pazarda canlı hindinin 100 ile 140TL, organik hindilerin de 200 TL satılırken, etinin de markette kilosu 13-17 TL’den satıldığını söyledi. Baylan, ürettikleri ‘akademik hindileri’ de 100 TL’den satışa sundukları bilgisini de verdi.

Akşam / 30.12.2016
http://www.aksam.com.tr/yasam/yilbasi-sofrasina-akademik-hindi/haber-581293



 

 

 

 

Devamını Oku

Hindili Gazete Küpürleri